Türkiye’de İkinci Dil Olarak Hangi Dil Seçilmeli?

Günümüz şartlarında İngilizce konuşabilmek artık neredeyse anadili konuşabilmek ile eşdeğer hale geldi. Dolayısıyla ikinci yabancı dil öğrenimi de büyük önem kazandı. Bundan dolayı insanlar farklı amaçlarla yola çıkarak ikinci bir dil öğrenmek istiyor. Peki ikinci yabancı dil hangisi olmalı? Yanıtı merak edilen bu soru ile ilgili detaylara bu haftaki blog yazımızda değineceğiz.

İkinci Yabancı Dil Bilmenin Avantajları

‘İkinci yabancı dil hangisi olmalı?’ sorusunun yanıtını aramaya başlamadan önce ikinci yabancı dil konuşabilmenin avantajlarına değinmekte fayda var. Öncelikle ikinci yabancı dil bilmek iş hayatınızda size büyük faydalar sağlar. İlgilenilen pozisyonlarda onlarca rakip oluyor. Dolayısıyla bu rakiplerden farkınızı ortaya koymak adına ikinci yabancı dil öğrenmek doğru stratejiler arasında yer alabilir. Kariyer dışında ikinci yabancı dil öğrenimi kişisel gelişiminiz için de önem arz eder. İkinci yabancı dil öğrenmenin avantajları ile ilgili detaylı bilgilere linkteki blog yazımız üzerinden ulaşabilirsiniz.

İkinci Yabancı Dil Seçimi Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

İkinci yabancı dil öğrenme kararı alındıktan sonra ‘2. yabancı dil ne olmalı?’ sorusu gündeme gelir. Bu sorunun cevabı kişinin lokasyonuna, gelecekte yaşamak istediği yere, ikinci yabancı dil öğrenme sebebine, çalışma alanına ve benzeri faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Yazımızın bu bölümünde söz konusu faktörleri maddeler halinde sıralayıp açıklayacağız.

  • Çalışma alanınıza bağlı olarak sizin için İngilizce’den sonra en geçerli dil konusu değişiklik gösterebilir. Nitekim İşletme alanında yer alan birisi için Almanca ön plana çıkabilecekken, Nişantaşı’nda bir butik sahibi ya da çalışanı için bu Rusça ya da Arapça olabilmektedir. Akademik alanda ilerlemek isteyen bir kişiyi ele alalım. İlgi alanı olarak Orta Doğu çalışmalarına yatkın olduğunu ve doktorasını bu yönde yapacağını göz önünde bulundurursak bu kişi için Farsça ve Arapça ön plana çıkabilir. Dolayısıyla Türkiye’de genel olarak İngilizce’den sonra en önemli iki dil Almanca ve Fransızca olmakla birlikte iş hayatında en çok kullanılan diller alanınıza bağlı olarak değişebilir.
  • Farklı sebeplerden ötürü zorunlu ya da keyfi olarak yakın gelecekte yurtdışında bir yere taşınma durumu ya da hedefi olanlar için gidecekleri bölge ikinci yabancı dil seçiminde büyük önem arz eder. ABD’de yüksek lisans yapıp orada kalmayı planlayan bir işletme öğrencisi, Türkiye’deki işletme öğrencisinden farklı olarak Almanca ya da Fransızca değil, kesinlikle İspanyolca öğrenmelidir. Nedeni ise ABD’de İngilizce’den sonra en çok konuşulan dilin İspanyolca olmasıdır.
  • İkinci yabancı dilin önemi yalnızca kariyerle bağlantılı değil, kişisel gelişimle de bağlantılıdır. Dolayısıyla kariyer planları kapsamında değil de yalnızca hobi olarak ikinci yabancı dil öğrenmek isteyenler için İngilizceden sonra öğrenilmesi gereken dil olarak en çok hoşlarına giden dil ön plana çıkartılabilir. Bu Flemenkçe de, İtalyanca da, Çince de olabilir.

Sonuç olarak Türkiye’de İngilizce’den sonra en geçerli diller sırasıyla Almanca ve Fransızca’dır. Bununla birlikte son yıllarda özellikle gayrimenkul sektörünün gelişimi sayesinde ülkemizde Rusça ve Arapça’nın önemi de yavaş yavaş artış göstermektedir. Nitekim söz konusu sektör ile birlikte Rus ve Arap yatırımcıların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Ancak siz genel doğrulardan ziyade yukarıda maddelendirdiğimiz sebeplere bağlı olarak sizin için en önemli ikinci dili seçmelisiniz. Bu konuda Almanca, Fransızca, İspanyolca, Arapça gibi 9 farklı dilde eğitim veren TEOL Dil Okulları’ndan yabancı dil kursları hakkında bilgialabilirsiniz. İkinci dil tavsiyesi alma amacı ile TEOL İzmir, İstanbul Kadıköy-Beylikdüzü ve Türkiye genelindeki diğer şubelerle 0(850) 360 83 65 numaralı hattan iletişime geçebilir ve detaylı bilgi alabilirsiniz.